Olgun Serpil, beni evine davet ettiğinde, tecrübeli gülüşüyle ortamı ısıttı. Salonda şarap içerken, Serpil’in derin bakışları konuşmayı ateşledi. “Hadi, genç, göster kendini,” deyip beni yatak odasına çekti. Serpil’in inlemeleri, evin sessizliğini bozdu; tecrübesiyle beni yönlendirdi. Yatağın ritmi, onun “Daha sert!” fısıltılarıyla hızlandı. Ter içinde, tutkuyla sikiştik. İş bitince, Serpil sigara yakıp, “Fena değilsin,” dedi, kıkırdadı. Ben de sırıtarak, “Seninle her zaman,” cevabını verdim. O gece, Serpil’in evi sadece bizim anlarımızla doldu, dünya dışarıda kaldı.
Yorum